Düşünüp duruyorum ekran karşısında, ilk cümlem ne olmalı nasıl bir laf etmeliyim; şöyle çarpıcı bir şey olsun, ne demek istediğimi anlatsın, beni size tanıtsın, sitenin sıcaklığına, güzelliğine yaraşır bir giriş olsun. Ve ne oldu dersiniz? Öyle bir cümle falan bulamadığım gibi orta hallisini de yazamadım. Pat diye, düşündüğüm ve konuştuğum gibi yazayım en iyisi dedim.
Gurme değilim, yemek konusunda iddialı hiç değilim ama yemeği çok severim, yedirmeyi de. Dolayısıyla da pişirmeyi. Kimi zaman vakitsizlikten, kimi zaman tembellikten, kimi zaman da içimden geldiğinden uydur kaydır yemekler süsler soframızı. Oradan bir şey kalmıştır aklımda, dolapta da bu vardır, aslında şu da olsa ne yakışır dürtüleriyle bazen garip ama çoğu zaman leziz yemeklerle tanışır bizim ev ahalisi.
İşte siz de Nükü’nün bazen deneysel bazen klasik mutfağından örnekler bulacaksınız burada. Muhtemel bir çoğunu siz de biliyorsunuz her zaman pişiriyorsunuz. Ama bahse girerim bir kısmını da yapmayı unutuyorsunuz. İşte burada görünce aklınıza gelecek aaa iyi fikir akşama ben de yapayım diyeceksiniz.
Bir de bu mutfaktan beslenen ama aslında hayatından beslenme eylemini seve seve çıkaracak bir küçük hanımı sağlıklı besleyebilmek adına yapılan binbir dalavereye de şahit olacaksınız. Eğer varsa sizin de başınızda böylesi belki faydalanacak belki de bana önerilerde bulunacaksınız.
Lafımı daha fazla uzatmadan ilk yazıya günün ilk öğünü ile başlamak istiyorum.
FIRINDA EKMEK DİLİMLERİ
En az bir kere de olsa sabah kahvaltısında yapmışsınızdır fırındaki bu ekmek dilimlerinden. Ben yine altını çizerek ister kahvaltılarınıza, isterseniz çocukların beslenmelerine ya da ani bastıran misafirlere kullanmak üzere anlatmak istiyorum.
Miktar belirtmem pek doğru olmayacak olsa da bir fikir vermesi açısından şöyle diyebilirim.
2 yumurta,
Yarım çay bardağı kadar süt,
2-3 çorba kaşığı un,
Evde kalmış bilimum peynirler ya da labne türü bir krem peynir,
Bir tutam maydanoz,
Ve tuz
Tüm malzeme bir kapta çırpılır içine ince kıyılmış maydonozlar katılır ya da hepsi robotunuzun içine gider bir kere de yemyeşil koyu kıvamlı bir sıvı olarak döner. İşte bu aşamadan sonra ne yapılacağı evdeki malzeme ve yaratıcıklığınızla ilgili. Bir kere ekmek dilimlerine ihtiyacınız olacak. Ama ev de kendiniz mi yaparsınız o ekmekleri, yoksa gider Spinneys’den baton ekmek alıp küçük küçük dilimler misiniz, o da olmadı dlimlenmiş paket ekmekleri mi kullanırsınız duruma, mekana ve zamana göre değişir. Ekmekleri de tepsiye dizdiniz üzerine de bizim karışımı sürdünüz (arzuya göre öncesinde ekmeklere biraz tereyağda sürmek fena olmaz). Sırada son aşama.
Domatesleri yuvarlak dilimler halinde koyup üzerine kaşar yada domatesi küp küp yapıp zeytin dilimleri ile ya da yalnız ya da şöyle Türkiye’den gelmiş ya da Carrefourdan alınmış sucuk dilimleri ya da salamlar ve sosisler. Bu kısım damak tadına göre farklılık gösteriyor. Benim favorim her zaman domatesli versiyonları. Acaba sizin ki?
Tepsiye dizilen bu iştah açıcı ekmekler fırında ara sıra da üst ızgarası açılarak pişirildiği zaman hem lezzetli bir kahvaltıya hem de sağlıklı bir öğüne kavuşmuş olacaksınız inanın bana.
Sebzeli Hamburger
Şu resimdeki şeyin sakın sıradan bir hamburger olduğunu düşünüp yanılgaya kapılmayın. Bu bizim evde bazen günü kurtaran ya da şöyle diyelim öğünü kurtaran ama aman pek sağlıksız diye düşünmeden yedirdiğim bir hamburger tipi. Şimdi eğri oturup doğru düşünelim hamburgerin o tüm sağlıksızlığına rağmen leziz cazibesine kapılmamak pek mümkün değil. Eh buna minik canavarlar da karşı duramıyorlar işte. Yemekle arası pek olmayan bizim küçük hanım içinde pizza ve hamburger diyince akan sular duruyor; hal böyle olunca hazır sevdiği bir şey var ama sağlıklısını nasıl yapsak acaba düşünceleri içerisinde pizza ve hamburger üretimi ev de başlıyor. Tamam hamburgerin şimdilik sadece köftesi evde ürettim ama ev yapımı ketçapı ta yaparsam ve de belki ekmekleri de makinemle yoğurursam tam anlamiyla ev de yapılan hamburger üretmiş olacağım.
Bir kere köftenin içinde kıymadan çok sebze var ama çocuk bunu bilmiyor masumane dışarda yediği ile aynı sanıyor. Ama ben anne olarak ona içim rahat daha sık ona bu hamburgerleri hazırlıyorum. Böylece hem dolapta hazır olan köftelerle bunu hazırlamak pratik oluyor hem de öğün onun için bir şölene dönüşüyor. Eğer sizin de evde bir hamburger canavarınız varsa bir deneyin derim. Hele bir de yanında hamburgercilik oyununu oynarsanız olay çok keyifli oluyor: Ben hamburgerci o müşteri, geliyor hayali parayı uzatıyor, siparişini veriyor ve ben hazırlarken hanımefendi daha pişmedi mi şeklinde diologlarla oyunumuz renkleniyor, çocuk menüsü istediği için de dolapta halde hazırda bulunan süpriz yumurtaların oyuncakları bu iş için kullanılıyor. Sonunda hem hamburgerci hem de müşteri afiyetle hamburgerini yiyiyor.
Köftelerin özelliği ne derseniz; Kabak, havuç, patates, bezelye ve mısırı düdüklü tenceremin buhar kevgirinde susuz haşladım bir kaç dakika. Sonra onları robota koyarak 1 adet yumurta ile beraber karıştırdım ve resimdeki püreyi elde ettim. 1 soğanı da robotta çekerek pürenin içine kattım. Sonra bu karışımı kıymaya kattım ve istediğim kıvamı bulana kadar da galeta unu ilave ettim. Tuzunu ve biraz karabiberi de koydum. Hepsini iri yuvarlak köfteler haline getirip derin dondurucuda sakladım. İhtiyaç halinde birer ikişer çıkarıp yağsız teflon tavada önlü arkalı ızgara yapıp hamburger ekmeğinin içinde marul , domates ve ketçap (bazen de mayonez) ile beraber buluşturuyorum. Eğer biz de yiyeceksek soğanı da bu buluşmaya dahil ediyorum. Ve inanın orjinallerinden bile lezzetli bir tat elde ediyorum.
Sevgilerimle.