Canım kardeşlerim,
İçimde uzaklar gidip görmek var. Kaçıp kısa bir süre için kim olduğumu unutmak. Ya da özümü hatırlamak. İkisi de aynı şey değil mi bazen?
Özüm ezelden beri can evimde oturmakta ancak ben onu gelip giden misafir sanıyorum. Şu olduğumu sandıklarım ve olmadıklarım var ya, onlardan bir bir çıkmam gerek. Kapılarımı açmam ve duvarlarımı kaldırmam ve O’nu yeniden keşfetmem gerek.
Özümün bir tanımı yok. Onu herhangi bir sıfatla tanımlamak mümkün değil. O olarak adım atmak: Herkes olmaya muktedir, ama aynı zamanda hiç kimse. Pek bir özgür böylece.
Onun gözleri hem şekil hem mana, herşeyi görmekte. Şartlandırmalardan uzak ve yargısız. Başka memleketlerde bilmedigim şeyleri seyrederken birden hatırlıyorum o bakışı. Bu yüzden seviyorum seyahate çıkmayı.
Koca bir kalp olarak yürüyor özüm. Geçtiği sokaklarda hem hissediyor diğer kalpleri, hem de drama bilmeden yaşıyor herşeyi. Herşeyde aynı güzelliği aynı sadelikle hissediyor çünkü, hiçbir tanımlama getirmeden.
O olunca birden kalbim açılıyor ve büyüyor. Yabancı değil tanıdık ama çok eski bir duygu bu. Gelen herşeyi ve herkesi bir görüp kucaklıyorum. Yaşayarak bir resmini çekiyorum bu güzelliğin ve duygu albümüme yerleştiriyorum.
İşte böyle zamanlarda geliyor tesadüf zincirleri. Bir kahvehane çıkıyor karşınıza, güneşi demlene demlene sindirip, martı sesleri dinleyebileceğiniz. Sonra bir sıcak bakışla karşılaşıyorsunuz çok tanıdık. Sonra bir şiir geliyor havaya, Özüm şöyle diyor kulağıma:
“Bak kuşlara nasıl ötüyor, duymak zamanı.
Buncayı nasıl söylüyor, bilmek zamanı.
Kanatları aldı beni, varmak zamanı.
Türküsünde Aşk'ı buldum, sevmek zamanı.”
Özüm beni çok seviyor. Ben de Yaşayınca onu. Bazen en mutlu ve bazen de en üzgün anlarımda çıkıyor ortaya. Ben Yaşayınca. Beni sıcacık sarıyor ben hissedince ve bayraklarımı indirince. Niye diyor bu savaşın? Sen zaten ordasın, unutuyor musun? Çok ama çok seviliyorsun!
Birden bir sıla hasreti çöküyor yüreğime. Geri dönmek istiyorum bıraktığım şeylere. Bir bir özlüyorum kaçtığım anları, çünkü onları başka bir şekilde görüyorum, yargısız ve mutlu.
Biliyorum yine özleyeceğim uzakları, kaçmaları. Yine geri dönmeleri. Bu bir döngüler yaşamı. Sonra diyor ki bana özüm, nereye gidersen git, ben seninleyim. Bunu hissetmek için sadece aramayı durdurman gerek. Birşey olmayı, birşey yapmayı durdurman gerek. Haydi şimdi bu güzel anımız hatırına, bunu hatırla unuttukca. Sen her zaman evindesin!
Canım kardeşlerim, yeni yılda kendinizi heryerde evinizde hissetmeniz dileklerimle.
Sevgi ile,
Pinar