Çocuklu
expat hayat ile çocuksuz expat hayat arasında ne fark var?
En önemlisi çocuk
olmadan daha kolay karar veriliyor, hangi ülke olduğu da çok önem taşımıyor. Çünkü
okul, ev, hastane, doktor dert etmiyorsun.
Çocuk olur olmaz öncelikle hastaneyi araştırıyorsun,
sonra okul, kalacaginiz ev, çocukların oyun alanı gibi şeyleri düşünmeye başlıyorsun.
Çocuksuzken onu da yaparım oraya da giderim buraya da, önemli olan beraber olmak diyorsun. En büyük
fark bu.
Zorlandığınız zamanlar olmadı
mı bu kadar yoğun koşuşturma içinde?
Olmaz mı. Depresyona giriyorsun,
evden çıkmak istemiyorsun, kilo alıyorsun. Mesela Amman’a taşındığımızda
2 otel odası verdiler ve ev vereceğiz burası geçici dediler. 6 ay boyunca 2 oda içersinde kaldık.
O sırada ben yavaş yavaş içe kapanmaya başladım. Arkadaş edinmek istemiyorum, devamlı
otel odası içersindeyiz, çocuklar viyak viyak başımın üstünde, çıkmak
istemiyorum, birşey yapmak istemiyorum, tek yaptığım bol bol yemekti.
Bir
gün yeter artık dedim, ne olursa olsun çık dışarı. Çocukları aldım sokaklarda
yürüdüm, parka götürdüm, az buçuk öğrendiğim Almanca’yla konuşmaya
çalıştım. Evde oturmak kesinlikle yararlı bir şey değil. Yeni bir ülkeye gelmişseniz
yapacağınız en iyi şey dışarı çıkmak. Ben bu ülkede yaşayacağım,
eşimin işi için buraya geldik, işimiz bu, yapmak zorundayım diye kendinizi şartlandırmanız
gerekiyor. Yoksa ben niye geldim buraya, ne yapacağım ben şimdi diye kendinizi eve kapatırsanız daha
çok depresyona giriyorsunuz.
İlk yurtdışına çıktığınız
zamanlar ile bugün arasında ne değişiklik var?
Bugün yeni bir yere gitmek
çok kolay! 1994’te ilk ülke dışına çıktığımda internet yoktu.
O zamanlar bir ülkeye gider gitmez ilk iş oranin ingilizce dergileri, gazetelerine bakar, uluslararasi kadın
grubuna üye olurdunuz. Bugün internet sayesinde herşeyi öğrenmek hatta bizim Sultanlar’da olduğu
gibi o ülkeye taşınmadan arkadaş bulmak bile mümkün.
Kızlar
nasıl tepki verdiler bu kadar çok seyahate?
O konuda şanslıyım kızlar çabuk
adapte oluyorlar. Bazı yerlerde otellerin içinde yaşadık, hergün farklı yüzler görmeye
alıştılar. Taşınmalarımız da genelde tatil zamanlarına denk geldiği için
yeni arkadaşlar, yeni okul çok heyecanlı olacak diye anlatınca onlar da heyecan içinde bekliyorlardı.
Belki daha çok küçük oldukları için çok fazla zorluk çekmedik, soru üstüne
soru sormadılar. Arkadaşları için endişe ediyorlar, ben de e-mail adresleri, msn yazışmaları
ile haberleşmelerini sağlamaya çalışıyorum. Yaşları daha büyük olsaydı
adapte olmaları daha zor olabilirdi.
Bir de Mersin’de evimiz var, her yıl okul kapanır
gideriz. En azından orası sabit. Ailem de orada kızlarım için de her yaz aynı şeyi yaşamak
iyi oluyor.
Yeni bir ülkeye giderken okul seçimini nasıl yapıyorsunuz?
Bizim
2 kızımızda hem İngiliz hem International sistemli okullara gittiler. Şu anda da IB (International
Bacheloria) sistemine gidiyorlar. Okul seçiminde öğrencilerin farklı ülkelerden gelmesine dikkat
ediyorum. Ama bazen öyle ülkeler oldu ki sınıfta tek yabancı olan onlar oldu. Yine de bir problem
olmadı, dillerini daha çabuk öğrendiler mesela Isabelle’in ilk konuştuğu dil Rusça’ydı.
Öğretmenlerin geldiği ülkede önemli ama yeri geliyor göndermek zorunda kalıyorsun.
Ev
seçimini yaparken dikkat edimesi gereken noktalar neler sizce?
Ülkesine göre değişiyor.
Dubai’de kızların okuluna ve eşimin iş yerine göre lokasyon belirledik. Jakarta’da ise
trafik 24 saat kötü. Eşimin işyerinden oturduğumuz daire gözüküyordu ama gitmesi 1,5
saat alıyordu. Bölge çok güvenli olmadığı için yürümeyi de tercih edemiyorduk.
Expat yaşama uyum sağlamak için herkes kendine göre
bir yöntem geliştiriyor, sizin ki ne?
Bana nerede yaşıyorsunuz diyorlar, cevabım
Dünya’da oluyor. Devamlı seyahat ettiğimiz için neresi olursa olsun, hangi evi olursa olsun orası
benim yaşadığım yer. Önemli olan tek şey hep beraber olmamız, aile olmamız.
Yanımda
her yere taşıdığım eşyalarım var. Örtülerim var, nereye gidersem gideyim, hangi
eşya türü olursa olsun kullandığım. Aile albümlerim, kahve tepsimin danteli. O zaman kendimi
evimde hissediyorum. Bir yere gittiğinizde orası sizin eviniz, yaşayacağınız ve mutlu olacağınız
yer.
En önemlisi de, herşeye pozitif bakmak gerekiyor. Herşeyin pozitif tarafından
bakarsan sonuç olarak pozitif bir şey alıyorsun. Aynı son günlerin popüler kitabı ‘Secret’
ta olduğu gibi.
Her ülke yeni arkadaşlar demek, arkadaşlarınızdan
ayrılmak sizin için zor olmadı mı?
Ben çabuk arkadaş edinirim ama şu bir
gerçek bir ülkeye gittiğinizde çok insanla tanışıyorsunuz. Tanıştıtan
sonra elemelerden geçiyor ve geçiriyorsunuz. Benim hayat tarzıma uygun biri kişisel görüşüme
yakın diyorsunuz. Sonra ayrılmak tabii zor oluyor. Orada yaşarken o arkadaşlarınız sizin herşeyiniz
oluyor.
Ayrılırken de Mersin’deki ev adresim, tel no, internet adresimi veriyorum. İrtibat
konusunda da iyiyimdir, çocukların resimlerini gönderirim, haberler veririm, şuradayız, buradayız
diye.
Hala görüştüğümüz, birbirimize gittiğimiz
arkadaslarımız da var. Güzel bir şey sonuçta.
Takı
dizaynı, resim, briç, tenis, golf... siz vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
İlk
kreş öğretmenliği ile başlamıştım, sonra emlakçılık yaptım.
Majon oynamasını öğrendim, bir Çin akıl ve strateji oyunu. Her ülkede bulabileceğiniz
uluslararası kadın grupları var, bunlara başkanlıklar yaptım. Bazı ülkelerde haftalık
faaliyetler yapardık.
Şu aralar ise squash oynuyorum. Eşimle aynı
meslekte olduğumuzdan hem eş hem anne hem otelci olunamıyor maalesef.
Hem
ülkenizden uzaktasınız, hem de farklı kültürden gelen biriyle evlisiniz. Kendinizi yalnız
hissetmediniz mi?
Birbirimizin en iyi arkadaşlarıyız, bir yere gittiğinizde tek
tanıdığınız eşiniz oluyor, hem sevgilin, hem arkadaşın, hem can dostun olduğu
için biz birbirimize daha çok bağlandık. Expat hayat ilişkiyi zorlayan birşey kavgalarımız
oldu, ayrılacak dönemlerimiz oldu, her evlilikte yaşanan şeyleri yaşadık ama hepsini aşmayı
bildik. Hiçbir zaman kültür farkımız olmadı, kişisel görüş ayrılıklarımız
oldu. O da zaten 17 yıldır ülkesinden uzakta uluslararası kültürlerle daha iyi anlaşıyor.
İlk
defa expat hayata başlayacaklara neler önerirsiniz?
Gidecekleri ülkeyi araştırmalarını.
İnternet çağımızın en büyük avantajı. Yabancı dil ülkeye adaptasyon
açısından çok önemli. Ülkeye göre değişen bir şey ama o ülkenin
normal hayatının içine girmek ve girişken olmak da hayatınızı kolaylaştıracak
detaylar. Çocuklarla ise hayat daha kolay okul, nursery derken arkadaş bulmak daha kolay oluyor.
İnsanın
kendine sorması gereken sorular var mı?
Herşeyden önemlisi o aslında. Böyle
bir hayata hazırlar mı, karakter olarak hazırlar mı? Bazı insanlar çok evciller aynı
bölgede aynı evde 50 yıl yaşayabilirler. Bazı insanlar için ise gezmek görmek önemlidir.
3 sene katlanılır dememek lazım, buraya gelip mutsuz bir şekilde de yaşabilirsiniz. Dolu dolu yaşayacağım
oranın kültürünü, insanlarını tanıyacağım tecrübe kazanacağım
diye bakmak lazım.