Son zamanlarda ne çok duyar olduk… Kimimiz hala şüpheyle bakarken, kimimiz çoktan etkisi altına girdik bile. Oysa gizemli hiçbir şey yok. İskelet sistemimizin kaslarla birlikte uyumlu çalışması için hazırlanmış sistematik egzersizler zinciri. Bence esas gizemli olan, farklılaşan yaşam şartlarıyla birlikte vücudumuzun biyolojik yaşama uyumsuz değişimi. Durum bununla sınırlı da kalmıyor. Vücudun, zihin ve duygularla bağına duyarsız kalmamak gerek. İskelet sistemimize ve kaslarımıza verdiğimiz zararlar maalesef onları da doğrudan etkiliyor. İşte bu yüzdendir ki bilinen birçok spora göre Pilates bir hayli yumuşak ve rehabilitatif özellik gösterir.
Karın ve bel bölgesini güçlendirmeyi odak noktasi alıp, diğer kısımları bu bölgeye inşa ederek iyi bir duruş amaçlar.
Pilatesin içeriğinde kilo verdirmek yoktur, forma sokmak vardır. Eğer kilo vermek istenirse Pilatesi kardiyo egzersizleriyle birleştirmek en uygunu olur. Ama bu akıllı egzersizlerden oluşan sporun yararlarını saymakla bitiremeyiz:
- Öncelikle doğru nefes alma ve verme hayatımızın bir parçası olmaya başlar. Bu da hücreler için daha fazla oksijen demek. Zamanla artan oksijen miktari enerji seviyemizi de yükseltmeye başlar.
- Kasları uzatıp esnekliğimizi geliştirerek, dengemize önemli ölçüde katkıda bulunur.
- Vücudumuzu daha iyi kullanmadaki artan bilinç, eklemleri en korunaklı hale getirir. Bu da yaptığımız diğer aktivitelerde olası kaza riskini önemli ölçüde azaltır.
- İyi bir duruşun getirdiği iyi histen sözetmeme gerek bile yok sanırımJ
- Doğru pozisyonlanmış bir vücuttaki kan dolaşımının, iyi bir oksijen alımıyla beraber getirdiği bir yan etki de daha kaliteli bir cilt ve ten rengidir.
Bütün bunların yanında kazalar ve sakatlanmalar sonrası iyileşme süreçlerinden bahsetmeden olmaz. Artık bircok fizyoterapist, özellikle omurga problemlerinde, ağrıların bitişinden sonra güçlenme sürecinde ve sonrasında Pilatesi öneriyor. Disk kayması, disk dejenerasyonu, omur füzyonu ve omur içinde sinir sıkışması gibi sorunlarla ilgili insanların, bu spora devam etmesi yaşam kalitelerinin artması açısından çok önemli.
Ayrı bir paragrafa almak istediğim meme kanseri ameliyatları konusu var. Yine ameliyat sonrasında devam edilebilecek en güvenli, güvenli olduğu kadar da yararlı bir spordur. Bu nazik egzersizler, içten başlayarak kasları güçlendirir, duruşu düzeltir, duruşun yanlış bir kasla kompanse edilmesinin önüne geçerek omurga üzerindeki stresi aza indirmeye çalışır. Yine söyleceğim ama bu konu burada daha bir önem kazanıyor; artan kan dolaşımı ve oksijen, savunma sisteminin de kendini güçlendirmesine olanak verir.
Stres ve kontrolüyle ilgili de birkaç sözcük etmeden geçemeyeceğim. Stres derken, vücudumuza ve duygularımıza zarar veren cinsinden olanı… Fiziksel egzersizlerin stres kontrolüne yararı yadsınamaz ölçüde. Hele ki Pilates gibi vücuda tahribat vermeden yapılan egzersizler, sadece savunma değil stres kontrol sistemimizi de güçlendirip bu konuda iyi bir ayar yapabilmemizi sağlıyor.
Pilates’in en güzel özelliklerinden biri de hemen herkese hitap ediyor olmasıdır. Atletik performansını arttırmayı amaçlayan profesyonel genç bir sporcu da, vücudunu güvenli bir şekilde hareket ettirmek isteyen aramızdan herhangi biri de bu spora istediği zaman başlayıp 80, 90, 100 yaşlarına kadar devam ettirebilir.
Bu sporu inşa edip bugünlere gelmesine olanak veren Joseph Pilates’in dediği gibi:
“The art of contrology proves that the only real guide to your true age lies not in years or how you THINK you feel but as you ACTUALLY are as infallibly indicated by the degree of natural and normal flexibility enjoyed by your spine throughout life.”